21 Aralık 2008 Pazar

Google'da Çıkıyor Olmak

Bu blog için önemli bir aşama geçildi ve Google aramalarında bu blog da çıkıyor. Yeni açılan bir blog için bu çok önemli bir safha. Elbette okuyucular bir anda akın etmeyecekler ama yazılan şeyler artık Internet aramalarında çıkıyor olacak.

Elbette Internet'in en keyifli tarafı karşılıklı etkileşimdir ve böyle kendine yazıyormuş gibi bir şeyler yazmakla o keyif alınamıyor. Ancak hey şey başlangıçta çok zor. Şimdi bu blog gibi milyonlarca blog var belki. Hepsi de okuyucu bekliyor. Ama çok azı aralarından sivrilebiliyor.

Bu blogun sivrilebilenler arasında olup olamayacağınışu anda bilemeyiz. Sivrilmek için çok yazmak gerektiği de açık. Çok da yazılsa zaman da geçmeli. Internet'te yaılan bir yazı bir göle atılan bir taş gibi. O taşın etkisi dalga dalga yayılır ve karşı kıyıdan geri döner eğer yeterince güçlüyse.

Bu blog tabi belli bir uzmanlığı olan bir blog değil. öyle bir blogun kendi hedef kitlesine daha hızlı ulaşması mümkün ama yazarın seçeneki de sınırlayan bir blog türü. Bu arada ilk ciddi blogunu açmış birisi olarak bloglar konusunda bu kadar ahkam kesmem de ilginç tabi :)

Belki daha çok okunan şeyleri tercih etmek de bir yöntem ama dedim ya yazar o zaman kendini çok kısıtlamış oluyor. Zaten blogları yazarlar için cazip yapan da özgür bir ortam olmaları değil mi?

Kitaplardan benzetme yaparsak; bazı şiir ya da deneme kitapları mesela çok az satıyor. Yine çok satan bazı kitaplar var. Aslında bunlara çok satılmaları için tasarlandıkları suçlaması da yöneltiliyor. Böyle üünler de verilebilir ama asıl olan yazarın topluma bir şeyler katması değil midir?

Şimdi yine ben sanki çok bilinen bir yazar olmuşum gibi yazarlık konusunda da ahkam kesiyorum ama şu metinleri üretmek bile yazarlık değil midir? Bir köşe yazarı en çok deneme şeklindeki yazıları yazarken zorlandığını ciddi yazılrı çok kolay yazabildiğini söylüyordu.

Sanırım Google'da bu blog'un çıkıyor olmasını kutlamak için bu kadarı yeterli. Elbette ilerde daha başka aşamalar aşılırsa onlar için de yazılar yazmayı ümit ediyorum. Şimdilik kendime yazdığım için örneğin ilk okuyucum bu bloga geldiğinde bu benim için heyecan verici bir şey olacaktır. Tabi onun ne zaman olaağını tahmin edemiyorum. Bu da tek başına heyacanı artıran bir unsur.

Serhat Erdem

1 yorum:

  1. Merhaba Serhat bey,

    'Göle atılan taş'

    çok güzel bir benzetme....
    sizin göle yıllar önce attığınız taşı ben bugün çıkartıp elime alıp inceledim - ve evet biraz yosunlanmış ancak onu tüm o yosunlarından arındırdığımda ortaya aslında
    güzel bir taş çıktı :)...
    Yazınızı ilk okuduğumda sanki biraz yosunluymuş gibi geldi:)sonra tekrar okudum ve ne kadar temiz, mütevazi,büyük ümitler ve heycanla dolu olduğunu düşündüm.
    İlk bakış önemli olsada - bazen ikinci bakışlarda gözümüzden kolay kaçırabiliğimiz, fakat asıl önemli olanları belki daha iyi görebiliriz?...

    Sevgilerim'le

    Emel K.

    YanıtlaSil